24 Şubat 2024
İstanbul, Türkiye
Alan Sohbetleri Genel Hemşirelik Yoğun Bakım Ünitesi

Hemşireler Basınç Yaralanması Olan Hastaların Bakımını Nasıl Yönetebilir?

Bası Yarası Nedir?

‘Basınç yaralanması’, ‘yatak yarası’ ve ‘bası yarası’ olarak bilinen vücudun özellikle kemik çıkıntıları olan bölgelerinde uzun süreli veya tekrarlayan basınç ve sürtünme sonucunda cilt ve cilt altı dokusunun hasarı olarak tanımlanmaktadır. Bası yaralarının evreleri bulunmakta olup yüzeyel cilt kaybından, altta yatan yağ, kas, kemik ve eklemlerin ilerleyici iskemik doku kaybına kadar devam etmektedir. Bası yaralarının özellikle geliştiği bölgeler iskium, sakrum, trokanter majör ve topuk bölgesidir. Yapılan araştırmalarda vücudun alt yarısına yerleştiği ve en çok sakrumdan sonra topuk bölgesinde görüldüğü gözlemlenmiştir.

 

Basınç yaralarının en çok görüldüğü hasta grubu şunlardır:

  • Mobilizasyonu kısıtlı hasta
  • İmmobil hasta
  • İlerlemiş yaş
  • Uzun süren ameliyatlar grubunda olan hastalar
  • Malnutrisyonlu hastalar
  • Hipotansiyonlu hastalar
  • Duyusal algının azaldığı hastalar
  • Sepsis gibi faktörlere sahip hastalar
  • Derinin dışkı ve idrarla kontamine olan hastalar
  • Mekanik ventilasyonlu hastalar
  • Diyabet tanısı alan hastalar
  • Sigara kullanımı olan hastalar
  • Barbitürat ilaç grubunun yüksek dozda kullanan hastalar

En çok görülen hasta grupları arasında kardiyovasküler hastalıklar, akut nörolojik bozukluklar ve ortopedik yaralanmalar sıklıkla bulunmaktadır. Bası yaralarının yaş dağılımlarına göre 2 tepe noktası bulunmaktadır. Bunlar genç nörolojik bozukluğu olan hastalar iken diğeri ise geriatrik hasta grubudur.

Basınç Yarası Evreleri Nelerdir?

Basınç yarasının en önemli faktörü basınç olup hem şiddeti hem süresi etkili olmaktadır. Normal kapiller basınç, 12-32 mmHg arasında olup bu değerlerin üzerine çıkıldığında oksijenizasyon ve mikrosirkülasyon bozulmaktadır. Bu dokunun nekrozuna yol açmaktadır. Kas dokusu basıncı deri dokusu basıncından duyarlı olduğu için ilk değişiklikler kas dokusunda meydana gelmektedir. Bunun en başlıca sebebi kas dokusunun yüksek metabolik aktivitelere sahip olmasıdır. Anemi ve düşük ortalama arteriyel basınç, oksijen taşıma kapasitesinde azalma olması bası yaralarının iyileşmesini engellemekte olup ısı, nem (idrar, ter ve gaita) ile deride bası yarasının görülme sıklığı artmaktadır. Her 1°C’lik ısı artışı doku metabolizmasında ve oksijen gereksiniminde %10’luk artışa yol açtığı için hastada ateş yükselmesi iskemik durumdaki hücrelerin metabolizmasında olumsuz bir duruma sebep olmaktadır. Bası yaralarının çeşitli sınıflandırmaları bulunmaktadır. European Pressure Ulcer Advisory Panel (EPUAP) Concensus Development Conference evrelemesine göre:

Evre 1: Sağlam deride basmakla solmayan bir eritem mevcuttur.

Evre 2: Epidermiste, dermiste veya ikisini birlikte tutan kısmi kalınlıkta deri kaybı mevcut olup yara yüzeyel ve klinik olarak yüzeyel aşınma ve su toplama olarak gözlemlenmektedir.

Evre 3: Derine doğru ilerleyebilen fakat fasyayı geçmeyen cilt altı dokunun nekroz hasarını içeren tam kalınlıkta deri kaybı mevcuttur.

Evre 4: Yaygın yıkım, doku nekrozu ve kas, kemik ya da destekleyici yapıların hasarı mevcuttur.

 

Basınç Yaralarının En Önemli Komplikasyonu: Enfeksiyon

Sıklıkla Escherichia Coli, Staphylococcus türleri ve Enterekok bası yaraları enfeksiyonların başında yer alır. Enfekte bası yaralarında daha çok eritem, ısı artışı, lokal hassasiyet, pürülan akıntı, kötü koku gibi lokal bulgular gözlemlenmektedir. Ateş, lökositoz, takipne, taşikardi ve bilinç değişiklikleri gibi sistemik bulgular enfekte bası yaralarında genellikle gözlemlenmemektedir. Enfekte bası yaraları yüzeyel enfeksiyonlardan osteomiyelite uzanan ve sepsise kadar ilerleyebilen geniş bir tablo oluşturmaktadır.

 

Hemşireler Olarak Basınç Yaralarını Nasıl Önleyebiliriz ?

Hasta, hastaneye yatış yaptığında, günlük değerlendirmede, durum değişikliğinde, servis değişikliğinde basınç yarası risk faktörleri açısından değerlendirmelidir. Hasta güvenliği içinde yer alan basınç yarası risk faktörleri bası yarası değerlendirme ölçeklerine göre yapılmaktadır. Hastanın bası yarası risklerinin belirlenmesi ve bası yarasının önleyici girişimlerinin planlanması güvenilir ve etkili bir adım olan bası yarası risk tanılama ölçeklerinin kullanılmasıdır. Hastanede kullanılan ölçekler şunlardır:

Risk Değerlendirme Ölçeği Kullanıldığı Alan
Braden Risk Değerlendirme Ölçeği Genel
Norton Risk Değerlendirme Ölçeği Yaşlı Popülasyon/Genel
Buçh Pediatrik Basınç Yarası Risk Tanılama Aracı Çocuk

Özellikle Braden Basınç Yarası Risk Tanılama Ölçeğinde hastaların, duyusal algılama, nemlilik, aktivite, hareket, beslenme, sürtünme ve yırtılma gibi risk faktörleri değerlendirilmektedir. Risk altında bulunan hastaların derilerinin gözlemlenmesi, derinin kurumasının önlenmesi, yağlı ve nemli tutulması, inkontinans, ter ve gaita gibi nem kaynaklarının önlenmesi, hastada varsa bir yaranın sızıntısının ıslaklığının önlenmesi, hastanın beslenme durumunun düzeltilmesi, pozisyon değişikliği yapılması basıncın etkilerinin azaltılmasını sağlamaktadır.

Yatak takımları (çarşaf vs.) gergin olup hastanın makaslama hareketlerini azaltmalıdır. Eğer hastada inkontinans sorunu varsa günlük perine bakımına dikkat edilmelidir. Hastaların cildi nemli ve ıslak olmamasına dikkat edilmelidir. Hastaların yatak içi pozisyonların değiştirilmesine yardım edilirken iki kişinin hastanın koltuk altından tutup yatak içinde kaydırılması değil de taşınması gerekmektedir. Sürtünmeyi önlediği için hasta taşınırken ya da pozisyon verirken ilave bir çarşaf kullanılması gerekmektedir. Hastaların ayak ucuna doğru kaymaması için ayak ucuna doğru bir destek konulup yatağın ayak ucu hafifçe yükseltilmelidir.

 

İdrar ve gaitanın ciltle temasının önlemek için bariyer kremlerin kullanımı tercih edilebilir. Eğer hastada bası yarası varsa inkontinans sonucu yaranın iritasyonuna ve maserasyonuna yol açacağından emici pedler, üriner kataterler vs. tercih edilebilir. Basıdan etkilenmiş bölgenin etrafına masaj yapılması doku perfüzyonunu arttırırken direkt kızarık bölgeye yapılan masaj doku hasarına sebep vermektedir. Bununla birlikte kemik çıkıntılarının olduğu bölgelere masaj yapılmamalıdır.

KAYNAKÇA:

  • Özel B. Başı yarası olan hasta yönetimi. aktd. 2014; 23(3): 492-505.
  • Ersoy, E. O., Öcal, S., Öz, A., Yılmaz, P., Arsava, B., & Topeli, A. (2013). Yoğun bakım hastalarında bası yarası gelişiminde rol oynayabilecek risk faktörlerinin değerlendirmesi. Yoğun Bakım Derg, 4(1), 9-12.
  • Fırat Kılıç, H., & Sucu Dağ, G. (2017). Basınç yarası değerlendirilmesinde sık kullanılan ölçekler.

Leave feedback about this