Basınç Yaralanmasının Önlenmesinde Hemşirelik Bakımının Anahtar Rolü
Yoğun bakım hemşireliğinde basınç yaralanması (dekübit ülseri), hemşirelik bakım kalitesinin en önemli göstergelerinden biridir. Bir sağlık profesyoneli olarak birincil hedef, koruyucu sağlık önlemleri olmalıdır. Basınç yaralanmaları; hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, bakım maliyetini artıran, hastanede kalış süresini uzatan ve yaşamı tehdit edebilen ciddi bir sağlık problemidir. Basınç yaralanması gelişimini önlemede en önemli rol ve sorumluluğa sahip olan meslek grubu hemşirelerdir. Genel olarak tedavi edici kaynaklar ve yara bakımı konusunda çok fazla desteğimiz olmasına rağmen, koruyucu kısımda tecrübe aktarımı ve kaynak önerileri sınırlıdır.
Basınç Yaralanmalarında Risk Faktörleri Nelerdir?
• İmmobilite • İleri yaş • Malnütrisyon • Dehidratasyon • Bası • Sürtünme • Nem (fekal kirlenme vb.) • Ateş • Diyastolik kan basıncı < 60 mmHg • Diyabetik nöropati • Algı bozukluğu • Mekanik ventilasyon gereksinimi • Vasoaktif ajanların kullanımı
• Hiperkolesterolemi • Metabolik bozukluklar • Beslenme • Cerrahi girişim • İnflamasyon • Kollajen metabolizması • Epitelizasyon • Hipertansiyon
Basınç Yaralanmalarında Koruyucu Önlemler ve Hemşirenin Rolü
Risk değerlendirme: Basınç yaralanmalarının görülme sıklığını azaltmak için öncelikle oluşumuna neden olabilecek risk faktörleri belirlenmelidir. Yoğun bakım hastalarının hepsi risk grubunda yer alır.
Cilt bakımı: Cilt her bakımda değerlendirilmeli; kuru ve temiz tutulmalıdır. Nem önlenmelidir. Yatak banyosu düzeni oluşturulmalıdır. İnkontinans ve fekal kirlenme takibi sıklıkla yapılmalıdır.
Beslenme: Malnütrisyon önemli bir risk faktörüdür. Oral veya enteral beslenme düzeni oluşturulmalı ve sıkı takip edilmelidir. Obezite veya kaşektik durumlara özel mamalar beslenmeye eklenebilir.
Destek yüzey: Doğru destek yüzeyleri kullanmak risk faktörlerini önemli ölçüde azaltır. Havalı yatak kullanılmalı; havalı yastıklarla bası bölgeleri özellikle desteklenmelidir. Destek yüzeylerde çarşaf sıkışması ve kayması açısından takip yapılmalıdır.
Pozisyon verme: Hastaya 2 saat aralıklarla pozisyon verilmeli, pozisyon takibi hasta dosyasındaki çizelgeye kaydedilmelidir. Sürtünme engellenmeli, hasta kesinlikle sürüklenmemelidir.
Eğitim: Bilinci açık hasta ile doğru iletişim kurulmalı; amaç basit bir dille anlatılarak iş birliğine dahil edilmelidir.
Laboratuvar izlemi: Bunların yanı sıra hastanın Hgb ve albümin düzeyleri yüksek tutulmalıdır.
Sonuç
Basınç yaralanmasını önlemeye yönelik girişimsel uygulamaların hangisinin daha etkin olduğuna dair kesin kanıtlar sınırlı olmakla birlikte, her bir girişim bütüncül bakımın ayrılmaz bir parçasıdır ve birlikte uygulanmalıdır. Klinik kalite göstergelerimiz, uyguladığımız çok bileşenli önleme yaklaşımının hasta güvenliğine olumlu yansıdığını gösteriyor. Sürecin merkezinde hemşirelik bakımının sürekliliği ve ekip uyumu yer aldığı unutulmamalıdır.
Kaynakça
-
-
-
- Çağlı, K., Diken, A. İ., Yalçınkaya, A., & Erçen Diken, Ö. (Ed.). (2016). Erişkin kalp ve damar cerrahisinde yoğun bakım. Ankara: Güneş Tıp Kitabevleri.
- Çelik, M. G., & Altan, H. A. (2019). Yoğun bakım hemşireliği el kitabı. Ankara: Güneş Tıp Kitabevleri.
- Çınar, F., Kula Şahin, S., & Eti Aslan, F. (2018). Yoğun bakım ünitesinde basınç yarasının önlenmeye yönelik Türkiye’de yapılmış çalışmaların incelenmesi: Sistematik derleme. Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi, 7(3), 125–132. https://doi.org/10.5505/bsbd.2018.62051
- Efteli, E. (2020). Hemşirelik bakımında önemli bir sorun; basınç yaraları. Current Perspectives on Health Sciences, 1(1), 1–10.
-
-
Emine DEMİRDELEN
Yazar