Aşı, belirli bulaşıcı hastalıklara karşı bireyleri korumak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla geliştirilmiş biyolojik bir üründür. Genellikle hastalığa sebep olan bakteri ya da virüslerin zayıflatılmış/öldürülmüş halleri, toksinleri veya bu mikroorganizmaların belirli proteinlerini içerir.

Günümüzde sosyal medyanın olumsuz etkisiyle hızla artan aşı karşıtlığı, toplum sağlığını koruma, salgınları önleme ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede sağlık çalışanlarını zorlayan bir sorun hâline gelmiştir.

Halk Sağlığında Aşıların Önemi

Aşılama sayesinde çiçek gibi milyonlarca insanın ölümüne yol açmış bir hastalık eradike edilmiş; poliomiyelit ise eradikasyon noktasına yaklaşmıştır. Dünyada rutin aşılama takvimleriyle her yıl milyonlarca ölüm önlenmektedir. Buna rağmen son yıllarda aşı tereddütü/aşı karşıtlığı artmakta ve toplum bağışıklığını tehdit eden ciddi bir risk unsuru haline gelmektedir.

⚠️ Aşı Karşıtlığının Nedenleri

Toplumların tamamında aşılamaya ilişkin güven, kabul ve kararlılık aynı düzeyde değildir. Aşıların olası yan etkilerine dair kaygılar ve yanlış inanışlar, sosyal medya aracılığıyla hızla yayılabilmektedir. “Doğal bağışıklık en iyisidir” yönündeki yanıltıcı söylemler, “aşılar otizme/kısırlığa neden olur” gibi bilimsel dayanağı olmayan iddialar ve “yaratılışa müdahale” benzeri inanç temelli itirazlar, aşı karşıtlığını besleyen başlıca unsurlardır. Özellikle sosyal medya, yanlış bilginin hızlı yayılımında belirleyici bir rol oynamaktadır.

Aşı Karşıtlığında Sağlık Profesyonellerine Düşen Roller

  • Eğitici rol: Kanıta dayalı bilgilerle bireyleri—özellikle ebeveynleri—aydınlatmak; güvenilir bilgi kaynaklarına yönlendirmek. (Annelerin aşı ile ilgili bilgi aldıkları yer incelendiğinde %70.2’sinin sosyal medya, %22.2’sinin Sağlık kurumu ve %7.6’sının sosyal çevre olduğu görülmüştür.)
  • Danışman–destek rolü: Ebeveynlerin kaygılarını dinlemek, eğitim/kültür düzeyine uygun bir iletişim kurmak ve güvene dayalı ilişki geliştirmek.
  • Multidisipliner iş birliği: Kanun koyucular, Sağlık Bakanlığı ve yerel yönetimlerle koordineli, toplum temelli çalışmalar yürütmek.
  • Sağlık okuryazarlığı: Toplumun tüm bireylerinde—özellikle ebeveynlerde—sağlık okuryazarlığını artırmak ve sürdürülebilir bir iletişim ekosistemi kurmak.
  • Bilgi kaynaklarının yönetimi: Ebeveynlerin bilgiye ulaşma kanallarında sosyal medyanın belirgin ağırlığı bulunduğunu gözeterek dijital platformlarda proaktif eğitim içerikleri üretmek.

Sonuç

Aşılar yalnızca bireyleri değil, tüm toplumu koruyan bilimsel bir kalkandır. Bu kalkana zarar veren bilgi kirliliği ile mücadele, yalnızca sağlık çalışanlarının değil, hepimizin sorumluluğudur. Bakanlık politikaları ve kurumsal planlamalarla uyum içinde, sağlık profesyonelleri toplumu bilgilendirme, eğitme ve yanlış inanışları giderme konusunda etkin bir rol üstlenmelidir.

Kaynakça

  • Aydın Doğan, R., Altuner, Y., Öğütücü, Y., Aydoğdu, N., Elli­altıoğlu, Z., Tunç, İ., & Zorlu, H. (2024). Çocukluk çağı aşılarının kabulünü etkileyen faktörlerin incelenmesi: Aşı reddi. Sağlık Akademisi Kastamonu (SAK), 9(2), 288–300. https://doi.org/10.25279/sak.1137923
  • Küçükaltun, M., & Küçükaltun, F. M. (2014). Bulaşıcı hastalıklar ve bakımı. Ankara: Songür Eğitim Hizmetleri.
  •  Yakışır, K., Avcı, K., Özkaya Parlakay, A., Coşkun, A., & Kara, A. (2024). Türkiye’de ebeveynlerin aşıya ilişkin tutumları üzerine yapılan çalışmalara toplu bakış [An overview of studies on parental attitudes towards vaccination in Türkiye]. Journal of Pediatric Infection (J Pediatr Inf), 18(4), 235–248. https://doi.org/10.5578/ced.20240530

Emine DEMİRDELEN

Emine DEMİRDELEN

Yazar