• Cum. Ağu 14th, 2020
Etiketler

Sağlık Personeline Sözel Hakaret, Tehdit ve Darp Vakaları Üzerine

Avatar

ByParende

Eki 18, 2019

Geçmişten günümüze gelene kadar sağlık personeli, çalıştığı hastane ortamında görevini icra ederken pek çok sözel şiddete, fiziksel şiddete, hakarete ve tehdite maruz kalmaktadır.

Kamu Hastaneler Kurumu’na bağlı hastaneler ve Özel Kurumlar’a bağlı özel hastaneler bünyesi fark etmeksizin bu sorun pek çok alanda karşımıza çıkıyor. Bunlardan bazıları maalesef meslek ekibimizin üyesi olan hekim, hemşire, diyetisyen, fizyoterapist ve diğer yardımcı sağlık personelinin yaşamının son bulmasıyla sonuçlanmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemelere rağmen bu üzücü olayların yaşanmasının önüne geçilemiyor. Şeref ve haysiyeti ile, gecesini gündüzüne katan ve yeri geldiğinde “temel ihtiyaçlarını” gidermeye bile vakti olmadan hizmet vermek gayesinde olan sağlık personeli mağdur konumda olmaktadır. Belirli eğitimlerden geçerek hizmet verme gayesinde olduğumuz insanların “hasta” ve “hasta yakını” olarak psikolojik açıdan hassas evrelerden geçtiğinin farkındayız. Ayrıca şiddet uygulama yolunu seçenlerin yanında; duaları ve güzel dilekleri ile bizlere her zaman destek olan ve şükran duyan “hasta” ve “hasta yakını” olduğunun da bilincindeyiz.

Maalesef yaşanan her şiddet olayında gereksiz ve onur kırıcı bir şekilde “hak etme” konusu gündeme gelmektedir. Gerek T.C. Anayası’na göre, gerekse İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre; sebebi ne olursa olsun hiçbir insan onurunun zedelenmesini hak edemez. Her insanın saygınca yaşama, saygınca ölme ve ölümden sonra saygınca anılma hakkı vardır. Bu bağlamda baktığı hastaların haklarını korumayı da ödev sayan her sağlık personelinin kendi haklarının da yasalarca korunması gerekmektedir.

Yapılan son düzenlemelerle Türk Ceza Kanunu’nun “Şerefe Karşı Suçlar” adıyla anılan 8. Bölüm “Hakaret” konulu 125. maddesi temel alınarak “şiddet ve tehdit” konusunun yaptırımları mevcuttur.

TCK Bölüm 8, 125. Madde

Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) (*) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.


(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.


(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya
çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.


(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.


(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

(*) Bu arada yer alan “ya da yakıştırmalarda bulunmak” ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle madde metinden çıkarılmıştır.

Madde 126 (Mağdurun Belirlenmesi)

Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.

Madde 127 (İsnadın İspatı)

(1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.


(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.

Madde 127 (İddia ve Savunma Dokunulmazlığı)

(1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.

Madde 129 (Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret)

(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.


(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Madde 130 ( Kişinin Hatırasına Hakaret)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir