• Sal. Eki 20th, 2020

Periferik İntravenöz Kateter Komplikasyonlarından İnfiltrasyon ve Hemşirelik Bakımı

İnfiltrasyon, vezikan olmayan madde veya solüsyonların yanlışlıkla damar dışına, çevre dokuya sızarak deri altında birikmesidir. Acil serviste yatan hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada infiltrasyon oranı %31.5, Brezilya’da yeni doğanlar üzerinde yapılan bir çalışmada %79.2, çocuklar üzerinde yapılan bir başka çalışmada %16 olarak saptanmıştır. Türkiye’de ise nöroşirurji kliniğinde yatan hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada infiltrasyon gelişme oranı %6.3 olarak belirtilmiştir.Görüldüğü gibi araştırma sonuçları oldukça yüksek oranlar göstermektedir. Bu yüksek oranları daha alt seviyelere taşımak öncelikle infiltrasyon gelişimine neden olan faktörleri ortaya koymak ve bu faktörlere yönelik gerekli önlemleri almakla mümkündür.

Kaynak: Freepik

İnfiltrasyon Gelişimini Etkileyen Etmenler

İnfiltrasyon; mekanik, obstrüktif ve inflamatuar nedenlerin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.Literatürde özellikle; periferik vene girme yetersizliği, kateterin hareketli eklem bölgesine yerleştirilmesi, kateterin yerinden oynaması, doğru kateterin seçilmemesi,uygunsuz sabitleme ve ven içine yerleştirilen iğne ya da kateter ucunun ven duvarını delerek subkütan dokuya geçmesi,kateterde delik bulunması, geçirilmiş infiltrasyon öyküsü, infüzyon pompalarının kullanılması, ven içinde ve kateterin etrafında pıhtı oluşması gibi  nedenlerin infiltrasyon gelişimini etkilediği belirtilmektedir.

İnfiltrasyonun Değerlendirilmesi

İntravenöz sıvı tedavisi sırasında kateter bölgesinin sık aralıklarla değerlendirilmesi infiltrasyonun önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Kateter bölgesi infiltrasyon belirtileri açısından gözlenmeli, diğer ekstremite ile karşılaştırılmalıdır. İnfiltrasyonun yaygın belirtileri arasında; giriş yerinde ödem, gergin cilt, ciltte beyazlaşma veya serinlik, infüzyonun yavaşlaması veya durması, damar dışına sıvının sızması belirtileri yer almaktadır.Ekstremiteler ödem yönünden değerlendirilmeli, her iki ekstremitede de ödem gözlenirse hastanın tıbbi durumu değerlendirilmelidir. Eğer hastanın tıbbi durumunun değerlendirilmesi ve ekstremitenin değerlendirilmesi yetersiz ise kateterin vene girdiği bölgenin üzerindeki vene, turnike veya bir parmak ile basınç uygulanmalıdır. Kateter vende ise bu basınç infüzyonu yavaşlatır ya da durdurur, infüzyon devam ediyorsa infiltrasyon söz konusudur.Literatür özellikle İntravenöz Hemşireler Birliği’nin yayınlamış olduğu, pek çok alanda ve çalışmada yaygın olarak kabul edilen ve kullanılan infiltrasyon skalası kullanılmasınıönermektedir. Bu skala 0’dan 4’e kadar derecelendirilmekte olup her derecede görülen bulgular;

İnfiltrasyon ve Hemşirelik Bakımı

  •  İnfüzyon durmalıdır                           
  •  İğne / kateter damardan çıkartılıp, steril bir gaz bezi ile bölgeye birkaç dakika basınç yapılmalı,
  •  Bölgede venöz dönüşü hızlandırmak ve ödemi azaltmak için ekstremite yükseğe alınmalı,
  •  Ilık ya da soğuk (yaş ya da kuru) kompres 20 dakikalık süreler ile uygulanarak ağrının azaltılması ve dolaşımın hızlandırılması sağlanmalı,
  •  Gerekirse ven içi sıvı tedavisine, diğer ekstremitedeki bir başka venden devam edilmeli,
  •  Etkilenen ekstremitenin motor fonksiyonu ve dolaşımı izlenmeli,
  • Hekim / ven içi tedavi ekibi bilgilendirilmeli,
  •  İnfiltrasyon bölgesi gözlenmeye devam edilmeli, kayıt ve rapor tutulmalıdır.

 Unutmayalım ki infiltrasyon önlenebilir periferik intravenöz kateter komplikasyonlarından biridir. Güvenli bir periferik intravenöz kateterizasyonda infiltrasyon gelişimine neden olan etmenlerin bilinmesi, bu etmenler doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması, düzenli aralıklarla ve bir skala kullanılarak bölgenin değerlendirilerek kayıt altına alınması, infiltrasyonun erken dönemde belirlenmesi ve geliştiğinde en doğru bakımın uygulanması hemşirelerin en önemli sorumluluklarından biridir.

KAYNAK;

Cihan Erdoğan, B. & Denat, Y. (2016). Periferik intravenöz kateter komplikasyonlarından infiltrasyon ve hemşirelik bakımı. Hemşirelikte Eğitim ve Araştırma Dergisi, 13(2), 157-162. doi:10.5222/HEAD.2016.157

-EDA YILMAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir