• Pts. Eki 19th, 2020

Korku, Kaygı ve Covid-19 Salgını

Süreci ve getirilerini sizlere ayna görevi görerek yansıtmak istiyorum. Gümbür gümbür geliyor yaygın kaygı bozukluğu. Aklınızdaki soruları yönlendirerek çözüm önerisinde bulunmak gayemdir.


Sürecin sonu bizi kaygı bozukluğuna mı çıkarır?

Sosyal izolasyon sürekli tetikte ve tedirgin hissetmek bizi nereye götürüyor? Öncelikle kişi ne hissettiğini öğrenmeli. Korku mu hissettiği kişinin kaygı mı? Pandeminin sonucu olarak ciddi psikolojik ve sosyolojik sorunları ortaya çıkacak. Önceliğin fiziksel anlamda iyiliğin tam olarak sağlanması olarak algısı elbette  kaçınılmaz. Duyulan kaygı sonrası insanlarda obsesyonlar oluştuğunu gözlemliyorum. Elimi yıkadım mı? İki kere hapşırdım ya bende de varsa… sosyal medyada gördüm acaba gerçek mi? Virüse şu da iyi geliyormuş. Peki ya sonrası? Sosyal izolasyon sonrası sosyal fobi gelişir mi? Bu soruların cevabını almak için önce yaşanılan hissin ne olduğuna karar vermeli kişi.

Korku:

Korku o an var olan somut tehlikeye karşı duygusal bir tepki olarak tanımlanır. Korkunun “şu an ki” yönüne kaygının ise “beklenen” yönüne odaklanılmaktadır. Korku, şuan var olan somut tehdit ve tehlike ile ilgiliyken kaygı, gelecekte olması muhtemel durumlarla ilgilidir. Ormanda vahşi bir hayvan ya da büyük bir patlama, doğal afetler ve diğer insanların tehdit ve saldırılarına maruz kalan bir kişi, korku yaşar.

Kaygı:

Kişinin yaşadığı o anda ve gelecekte nasıl gerçekleşeceği belli olmayan; belki de gerçekleşmesi hiç muhtemel olmayan öznel bir durumla ilgili endişe ve tedirginlik duyma hali olarak tanımlanabilir. Bireyler kendilerine acı veren durumları inkâr ederler, reddederler ve yok sayarlar, içsel ve dışsal teması keserler; savunma mekanizmalarına başvururlar. Bastırılan, bilinç dışına itilen bu durumlar, çözülmemiş sorunlar kişinin olağan durumlarda bile tedirgin, endişeli ve kaygılı olmasına yol açar. (Şahin, 1985; Erskine, 2018; Kring ve Johnson, 2015).

Tanımlamalar sonrasında ne yaşadığının tanımını yapabilen kişi psikolojik anlamda bakım ihtiyacı oluşur. Yaşanılan kaygı sizi ego savunma mekanizmalarına götürecektir.

Ego savunma mekanizması nedir?

EGO SAVUNMA MEKANİZMALARI:

  •  Uyum dengesini bozacak herhangi bir etken organizmada bir tehlike olarak algılanır.
  • Korku: Dışardan gelen bir tehlikeye karşı ilk koruyucu tepkidir.
  • Anksiyete (Bunaltı) içte olan bir çatışma veya tehlikeyi haber veren bir tepkidir.
  • Ego Savunma Mekanizmaları (Benliğin savunma düzenekleri) çatışma ve anksiyeteye karşı kullanılan benlik işlemlerdir.
  • Birey, ne tehlikenin ne de kullanıldığı savunmanın bilincinde değildir.

Bu doğal süreci herkes yaşamakta. Önemli olan sürecin şiddeti ve sizi ne kadar etkilediği.Sürecin sağlıklı atlatılması için telekonferans yöntemiyle etkin gruplar oluşturularak baş etme yöntemlerinin öğretilmesi taraftarıyım. Kişi yaşadığı bu kaygıyı derecelendirip nerede müdahale etmesi gerektiğini öğrenmelidir. Kaygının azaldığı ve salgını atlattığımız sağlıklı günlere kavuşmak dileğiyle.

Hem. Dilara GÜZEY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir