Genel,  Hemşirelik

HEMŞİRELİKTE İLK İŞ DENEYİMİ İÇİN TAVSİYELER

Uzm. Hem. Öznur Tuğba ÇELEBİ

İlk iş günü hepimiz için oldukça streslidir. Stajlarda gördüğümüz alanda, artık kendinden sorumlu bir birey olarak oradayızdır. Ve sorumlu olmak ayrı bir heyecan yaratır. 

1) Heyecanlı olun!

Burada vereceğim ilk tavsiye “heyecan” üzerine olacak. Heyecanlı olun. Ever doğru okudunuz; heyecanlı olun. Bir daha ilk iş gününüz olmayacak. Heyecan bizi hayatta tutan ve diri olmamızı sağlayan keyifli bir duygu. İlk heyecan, o duruma bir kez dâhil olduktan sonra bir daha asla yeniden yaşayamayacağımız bir duygu. Adı üzerinde ‘ilk’… Bu yüzden bilinmezlik korkusuna kapılıp, o tatlı heyecanı yaşamayı ihmal etmeyin.

2) Kendinizin farkında olun!

Kim olduğunuzun, nereden geldiğinizin ve üstlendiğiniz mesleğin farkında olun. Yani bir hemşire olarak farkındalığınızın yüksek olması gereklidir. Siz bunu önce kendinize karşı kullanın. Siz ”hemşire” siniz ve bir üniversiteden geldiniz. Bir aşamadan geçip bu işi yapacak ‘lisansı’ elinize aldınız. Artık bunu yapmaya yetkinsiniz. Elbette öğrenmeniz gereken çok şey var. Burada kastettiğim yetkinlik kendini yetersiz görenler için. Siz bir şeyi başarıp bu mesleğin bir ferdi oldunuz artık. Bu yüzden kendinize güvensizlik duyarak yıpratmayın. İçinizdeki gücün ve bilginin farkında olun.

3) Taviz vermeyin.

İlk izlenim her yerde çok önemlidir. İnsanlar sizi tanımıyor, sadece orada yeni işe başlayan bir hemşire olduğunuzu biliyorlar. Geçmişinizi, hayallerinizi, gücünüzü ve sınırlarınızı bilmiyorlar. İlk deneyim mi bilmiyorlar. Bunu gösterecek olan sizsiniz. Sizin ağzınızdan ne çıkarsa, sizi ‘o’ olarak bilecekler. İlk deneyimde bunu başarmak oldukça zordur. Ama ortama alışmak ve kişilere uymak için ilk deneyimde taviz verme eğilimi daha çok gözleniyor. (Kendimden biliyorum.) Bu yüzden araya karışabilmek için kendinizden taviz vermeyin. Yeteneklerinizden taviz vermeyin. Eksikliklerinizden taviz vermeyin. Kimse sizi olmadığınız biri gibi arasına almamalı. Böyle olursa ilerde sağlıklı bir ekip ilişkisi kuramazsınız. Çünkü insanlar mutlaka sizin sınırlarınız geçemeye çalışacaktır.. Özellikle hemşirelikte sınırlarda çalışırken, bazen karşı tarafın sınırlarına dayanırız. Eğer siz o sınırları olduklarından farklı gösterirseniz, daha büyük bir kriz çıkar. Ya da birisi o sınırları aştığında sırf ‘içlerinden birisi’ olabilmek için taviz verirseniz, sonunda hep o sınırlar geçilir. Ve bu sizi mutsuz eder.

4) Eksiklerinizi herkesten önce kabullenin.

İlk deneyim, eksiklerle yaşamayı öğrendiğiniz ve sık sık bununla yüz yüze geldiğiniz bir dönemdir. dört yıllık eğitim sürecinde derya deniz olan sağlık bilimini öğrenmeniz mümkün değildir. Ekip arkadaşlarınız eksiklerinizi görecek. Bazıları sizi bununla yargılayacak. Bazıları sizi, böyle olması gerektiğini kabul edip, öğretecek. (Ki olması gereken bu…) Fakat siz kendi eksiklerinizi görmezseniz, kendinizi savunamazsınız. eksiklerinizi bilmeden, öğrenemezsiniz. Bu yüzden kabul edin kendinizi, eksiklerinizi… Böylece tamamlamak ve gelişmek için fırsatınız olabilir. 

5) Öğrenmeye açık olun.

Okul bitti, siz pek çok şey öğrendiniz. Fakat bitmedi. Yeni bir serüven başlamış oldu. Bu yolda öğreneceğiniz çok şey var. İyi bir hemşire olabilmek ve kendinizi göstermek için öğrenmeniz gereken çok var. Ve herkesten öğreneceğiniz bir şey var. İnsanız çünkü…Bir hastadan, hasta yakınından, başka bir hemşireden, hekimden, fizyoterapistten, eczacıdan, teknikerden ve temizlik personelinden…  Sizden deneyimli ya da deneyimsiz olması fark etmiyor. Her an öğrenmeye açık olun. Alanda biraz çalıştıktan sonra bazı kişilerde ‘ben her şeyi öğrendim artık’ düşüncesi ortaya çıkabiliyor. Bu çok yanlış bir düşünce. Öğrenebileceklerinizin bir sınırı yok. Yaşayacağınız deneyimlerin de öyle. Bu yüzden öğrenmeye karşı her zaman açık ve istekli olun. Soru sormaktan çekinmeyin.

 

6) Örnek alacağınız kişiyi iyi seçin.

Her ekipte bize yakın olan ya da çalışma stilini örnek aldığımız bir kişi olacaktır. Kişiler insan olarak iyi olabilirler. ama çalışma stili farklıdır. ekibin bir üyesini seviyorsunuz diye, onun deneyimlerini benimsemek zorunda değilsiniz. Sizden deneyimli olabilir. Fakat bu iyi bildikleri anlamına gelmiyor. Evet, bunu fark etmek ve ayırt etmek oldukça zor. Genelde alanda çalışırken iki şekilde yönleniriz; birincisi kendi karakter özelliklerimize uygun insanlarla yakınlaşır ve çalışma düzeni oluştururuz. İkincisi kriz durumlarında daha az hasar gören bireyleri seçerek, bize uygun olmasa da onların davranışlarını kopyalarız. Meslektaşlarım arasında olumsuz bir tabloda şunu çok duydum; ‘biz burada bu şekilde yapıyoruz.’ Onları örnek almak zorunda değilim. Olaylar değişkendir. Belki o yapılan şekil sorunların temel kaynağıdır? Kendi stratejimize ve hemşireliği iyi yaptığımıza inandığımız biçimde yapmayı denemeden, bilemeyiz. Bu yüzden alanda örnek alacağınız kişileri iyi seçmekte fayda var. ilk yıllar bizim nasıl bir hemşire olacağımızı belirleyen yıllardır. Yanlış örnekler ilerde çalışma disiplinimizi biz fark etmeden değiştirebilirler.

Son söz olarak korkmayın. Bilmediğiniz şeyleri öğreneceksiniz. Eğer bu mesleğin bir üyesi olmayı istiyorsanız, zamanla işinizi en iyi şekilde yapmayı öğreneceksiniz. Mesleğe başlamadan kaygılar içerisinde kıvranmak, işin büyüsünü bozuyor. Olumsuz olaylar öğrenilmiş çaresizliğe sürükleyebiliyor. Sık sık kendinize dışarıdan bakıp, korkunuzu yenmeye çalışın. Başarılar.

(Burada yazdıklarımı bir yerlerden kaynak göstererek yazmadım. kişisel gelişim uzmanı değilim. Sadece bir hemşire ve bir akademisyen olarak,  fazla ortam değiştirmiş ve farklı kültürler içerisinde hayat kurmaya çalışmış genç bir insan olarak yazıyorum. Henüz bendeniz de yolun başındayım, ama yaşadıklarım sonucunda hatalardan ve doğrularımdan bir şeyler elde ettim. Naçizane paylaşmak istedim. Keyifli okumalar.)

Yazar ekibimiz:

konuk_dilara

Dilara GÜZEY

Hemşire

konuk_dilnaz

DİLNAZ CANPOLAT

Uzman

Hemşire

eda yılmaz0

EDA YILMAZ

Öğrenci

Hemşire

büşra gül

Büşra GÜL

UZMAN

HEMŞİRE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir