• Cum. Ağu 7th, 2020
Etiketler

Bir Pandemide Hemşire Olarak Güçlü Kalmak

  • Home
  • Bir Pandemide Hemşire Olarak Güçlü Kalmak

”Siz farklısınız. Hayatta her şey bu farkınızı koruyabilmenizle alakalı. Elbette bazı şeyler öğrenecek, başkalarının tecrübelerinden faydalanacaksınız. Ancak günün sonunda sizi farklı ve başarılı kılacak şey her işe kalbinizi koymak. Farkınızı yitirirseniz diğerlerinin bir kopyası olursunuz.”

Einstein
Sanatçı: @cheoljoolee (İNSTAGRAM)

Her krizde verilen mücadeleleri sürdüren kahramanlar vardır. Koronavirüs pandemi krizinin de en önemli kahramanları sağlık çalışanları olmuştur. Bu savaşın ortasında; doktorlar, hemşireler, eczacılar, kendilerine virüs bulaşma riski taşıyan, kendi ailelerine enfekte etme riski taşıyan, diğer tüm meslek grupları enfekte olan hastaların bakım ve tedavisi için olağanüstü çabalar göstermektedirler. Bunu; maskelerini, yüz kalkanlarını ve diğer kişisel koruyucu ekipmanlarını bir savaş alanında çatışırcasına kuşanarak yapmaktadırlar.

     Covidle mücadele eden hemşireler, hastalarda uygulanacak işlemler sebebiyle sık sık temas eden, günlük bakım ihtiyaçlarını karşılayan, vücut sıvılarından örnek numuneler alan, gerektiğinde oksijen desteği sağlayan, yeme-içme gibi fizyolojik ihtiyaçlarını primer karşılayan, tüm bunları gerçekleştirirken her hasta odasına girip çıkarken yorulmadan, bıkmadan, koruyucu kıyafetlerini giyerek enfekte hastaları tedavi ederken hayatlarını riske atarak bu süreci tamamlarlar.

     Sahi, böyle bir krizin içinde covidli dediğimiz enfekte olan hastalara bakım vermekle yükümlü olan hemşireler nasıl güçlü kalacaktı?

     Öncelikle yaptığımız bu iş bireysel değil bir ekip işidir. Vermiş olduğumuz mücadele ise ulusal değil evrenseldir. Güçlü kalmamızın en önemli zinciri ise ”ekip” olabilmektir. Bu süreçte hekim, hemşire, enfeksiyon kontrol hemşiresi, yönetici hemşirelerin desteği, bakım destek personelleri, temizlik çalışanlarının işbirliği güçlü kalmamızı sağlayacaktı ve güçlendik de.

      Daha sonra bizi güçlü kılan yegane şey, hastaların iyileştiğini görmekti. Tabii hastalarımızın moral ve motivasyonunu arttırmak da bizim enerjimizi arttırdı. Yoğun bakımında yatan hastaların hasta yakınları tarafından ziyaret edilmesi yasaktı. Bu durum hastalarımızı duygusal olarak kötü etkilemiş ve ne yapılabileceği konusunda hemşirelerin birçok önerisi olmuştur. Örneğin; kilitli poşete konulan telefon aracılığıyla oğlunun sesini duyan Orhan Amcanın gözlerini birden açıp oğlum demesini, 9 yaşındaki Cem’in babasına özlem içeren mektup yazması ve bu mektubu okuyan hemşirenin hastasının yüzündeki o tebessüme şahitlik etmesi, yeni doğum yapmış bir annenin eşi ile görüntülü konuşturulup bebeğini görmesini sağlaması gibi  durumlar bizi daha da güçlendirdi.

     Bu süreçte gösterilen tüm fedakarlıkların tam farkındalıkla yapılması gerekiyor. Çok sayıda insan için en büyük yararı elde etmek için bireysel hasta odağımızı bir nüfus odağına genişletmemizin istendiğini görebiliriz. Hemşireler olarak böyle bir salgın karşısında bakış açımızı değiştimemiz gerekmektedir. Bu yeni bakış açısıyla değerlerimiz terk edilmek istenmiyor; aksine beklentilerimizi yeniden kalibre etmeye ve belki de mevcut kısıtlamalar dahilinde yeni bir bütünlük anlayışına ulaşmaya çağrılıyoruz. Unutmayalım ki, salgının gerçekliğini değiştiremeyebiliriz, ancak zararı en aza indirilebiliriz.

     Son olarak sevgili hemşire arkadaşım; unutma, sen yalnız değilsin. Bu süreçte çocuğundan ayrıldın, eşinden uzak kaldın, anne ve babanı uzunca zaman göremedin, sevdiğin kişilere karşı hasretlik çektin. Ama kocaman bir ailen, ekibin hep yanındaydı. Unutma, yaşamış olduğumuz bu süreçler güneşli bir günde, kaygısız bir şekilde nefes alabilmek içindir. Mücadelemizi dünyada covidden ölen hasta kalmayana kadar vermeye devam edeceğiz. Ve zaferimizi ellerimizde maskelerle gökyüzüne atarak kutlayacağız.

Uz. Hemş. Dilnaz CANPOLAT

Genel Yoğun Bakım Hemşiresi

Acıbadem Altunizade Hastanesi